Ben Kimim ?

Abdullah Öztürk, üçüncü tekil şahıs kullanılarak yazılan biyografilere hep özenmiştir (bkz: mustafa sarıgül) Dolayısıyla bu yazı boyunca üçüncü tekil şahıs kullanılacaktır. Şaka şaka eheh :) Bu yazıda biraz kendimden bahsetmek biraz da  bu devirde böyle bir bloga neden ihtiyaç duyduğumu anlatmak istiyorum. İkinci tercihim olan iktisat bölümüne girmemle tesadüfi bir biçimde başlayan iktisat yolculuğumu daha bilinçli bir aşamaya taşımak amacıyla Madrid'e yerleştim. Burada CEMFI'de yüksek lisans yapıyorum. Şimdilik hedefim, şu an bulunduğum enstitüde veya Amerika'da iktisat doktorasına yapmak. 


İnternete ilk defa yanlış hatırlamıyorsam 2003-2004 yıllarında okulun bilgisayar odasında bağlandım. Google'ın varlığını ise aylar sonra öğrendim çünkü bütün anasayfalarımız Mynet'ti ve benim için internet Mynet'te dolaşmaktan ibaretti. O günlerde internette bir alana sahip olmak ve insanların benim paylaşımlarımı o alan üzerinden takip etmesi fikri çok hoşuma gitmeye başladı. Websitesi kurup geliştirmek, insanlarla forumlar ve bloglar üzerinden bilgi alışverişi sağlamaktan çok keyif almaya başladım. OKS'den (sanırım şimdiki dengi TEOG) çıktığımda cevapları kontrol ettikten sonra koşa koşa planladığım websitelerle uğraşmaya başladığımı hatırlıyorum. Lisede ve üniversitede ne zaman derslerden bunalsam böyle bir kaçış alanı yarattım kendime. Tekrar siteler, bloglar açtım kimi zaman maddi kaygılarla kimi zaten bir şeyler paylaşmak için. 

Yıllar boyu açık duran, aktif kişisel bloglara hep özenirdim.  Tuttuğum blogları hep büyük meze ikramlarıyla açılan ve 6 ay sonra devren kiralık ilanıyla sevenlerini karşılayan semt kebapçılarına benzetiyorum. Bu blogu açmamın  oldukça muğlak görünen  bir amacı var: beni bana anlatmak. Dolayısıyla buradaki yazılar iki temel bilgi içerecek:

1) Günlük ya da uzun vadeli dertlerim, kaygılarım, düşüncelerim

2) Deneyimlerim ve önerilerim

Birinci kısım oldukça bireysel ve büyük ölçüde kendime dair şeyleri içerecek. 
İkinci kısım ise benim açımdan önemli bir amaca hizmet ediyor. Son bir  senemi düşündüğümde yüksek lisans programlarına başvuru sürecimden başlayan (GRE, TOEFL, referans, GPA vs. vs.) , kabul ve karar verme aşamaları, pasaport-vize işleriyle devam eden oldukça bilinmezlik içeren bir sürecin içerisine girdim. Hem okulumdaki hocalar alakalı bir soru sorduğumda bana işe yarar fikirler verdiler ve üst dönemlerden daha önce bu yollardan geçmiş insanlar gerçekten her adımda yardımcı oldu. Özellikle bu sürece beraber  başladığımız bölümden arkadaşlarımla hem bir sürü bilgi alışverişi yaptık hem de moral motivasyon anlamında inanılmaz destekleri oldu. Yine de içimden çok defa şunu istedim:  Keşke akademik anlamda benim profilime benzer ve benimle benzer amaçları taşıyan birisi kafamdaki her soruyu bu süreçte cevaplamış ve bir pdf dosyasına kaydetmiş olsaydı. Bunun dışında İspanya'ya vize başvuru sürecinde hem İspanya tarafının belgeler konusunda çok net olmayışı hem de İspanya'ya uzun süreli giden çok az Türk'ün olması bilgi edinmemi zorlaştırdı ve beni belli aşamalarda epey strese soktu. Dolayısıyla ben bu blogu büyük ölçüde, bir iki sene önceki Abdullah'a başımdan geçen süreci anlatmak  ve bu bağlamda tavsiyeler vermek için açıyorum. Tabii hep böyle uzun vadeli ve komplike meselelere dalıp kafa açmak istemem. Kimi zaman ihtiyaç piramidinin daha altlarına inip Fatih İtfaiye'nin ordaki Karadeniz pidecisine gideceğine Vefa'dakine git tarzı gurme tavsiyelerimden de istifade edebilirsiniz.  


Aslında genel olarak yazıları tek seferde yazıp yayımlamanın benim için daha iyi olduğunu düşünüyorum. Sohbet edermiş gibi olsun istiyorum. Dolayısıyla kimi zamanlar yazının başı kıçı belirsiz olabilir ve birçok önemli bilgi eksik kalabilir. Bu noktada yorumlarınızı, desteklerinizi ve değerli eleştirilerinizi bekliyor olacağım. Bu paragrafı açmamın bir nedeni var. Yazı bir ben kimim yazısı fakat Hobiler kısmı eksik kalmış.. Küçükken herkes kitap okumak falan diyip işin içinden çıkardı. Hobi; kişinin işi dışında yaptığı ve keyif aldığı oyalayıcı şeylere deniyormuş. Bu tanımdan hareketle; arkadaşlarımla oturup muhabbet etmek, yalnız başıma yürümek, futbol oynamak, bilardo oynamak, iyi bir kitap okumak, iyi bir film izlemek beni keyifle oyalayan şeyler. 






3 yorum:

  1. Selamlar

    Ulan Apo ne adamsın. Hani phd yapacaktın ? Eheh. Neyse biyografiye bir güncelleme yapayım. Artık phd yapmayı düşünmüyorum.


    YanıtlaSil
  2. Merhabalar CEMFI hakkında bir kaç konuda size danışabilir miyim?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabii ki şu mail adresinden ulaşabilirsiniz
      abdullah.ozturk(at)cemfi.edu.es

      Sil

Albert Camus vs. Starbucks

Albert Camus, famous French author and philosopher, is known for this quote: “Should I kill myself or have a cup of coffee.” This sentence i...